Bolu'yu Tanıyalım

Karadeniz Bölgesi’nin batı kısımlarında yer alan, hatta doğrudan Batı Karadeniz olarak tasvir edilen bölgenin merkezine yakın bir noktada bulunan Bolu, kültürü ve doğal güzellikleri ile dikkat çeken bir kentimizdir. Kent arazisinin toplamının beşte birlik kısmının tarım arazisi olduğu söylenebilirken, orman alanları ise kentin % 64’ünü oluşturur. Öyle ki kentte yer alan ormanlar, ülkemizin toplam ormanlık arazilerinin de yaklaşık % 2,55’ine karşılık gelir. Kısacası Bolu, ormanlık arazileri ve yeşil bitki örtüsü ile muazzam bir kenttir. Ortalama rakım değerinin 1000 metre kadar olduğu kentte, merkez ilçe rakımı ise 725 metre olarak baz alınır.

Genel Bilgiler ve Tarihçe

Milattan önce 1200’lü yıllara uzanan tarihi ile Bolu, farklı medeniyetlere ev sahipliği yapmıştır. Hititler, Frigler, Persler ve Büyük İskender bu kente sırası ile hakim olmuşlardır. Büyük İskender öldükten sonra Bolu’da Bitinya Krallığı ortaya çıkmıştır. Bölgede yaşayan halka Bitinler denirken, kentin ismi olan Bolu ise Romalılardan kalma “Polis” isminden çağrışım yaparak günümüze ulaşmıştır. Kısacası bu bölgede, çok farklı medeniyet ve kültürlerden etkileşim söz konusudur.

Selçukluların Anadolu’ya girmesi ile Türkleşmeye başlayan her bölge gibi Bolu ve çevresi de çeşitli beyliklerden etkilenmiştir. Orhan Gazi döneminde Osmanlı Devleti’ne geçen kent, Cumhuriyet’le beraber ise gelişimini sürdürmüştür.

Otogarı

Bolu otogarı, kentten çevre illere, ilçelere, köylere ya da uzak kentlere gitmek isteyenler için elverişli bir noktadadır. Merkeze yakın konumu ve çeşitli otobüs firmalarına ev sahipliği yapması ile de otogarın faal olarak kullanıldığı görülebilir.

Kentte tren istasyonu ya da havaalanı bulunmazken, kara yolu ile ulaşımın sağlandığı görülebilmektedir. Bununla beraber, Düzce’nin deprem sonrası ayrı bir il yapılması da Bolu’nun deniz ile olan bağını koparmıştır.

Gezilip Görülecek Yerler

Bolu kenti, birbirinden güzel ormanlık alanlara, bahçelere, göllere ve tarihi yerlere sahiptir.

Gölcük

Suni bir göl olan Gölcük, Bolu merkezden yaklaşık olarak 13 kilometre kadar güneyde bulunur. Set gölü şekilde bir yapıya sahip olan söz konusu göl, 1206 metre yüksekliktedir ve 4,5 hektarlık bir alana kuruludur. Çevresinde çam ağaçları ile köknar ağaçları bulunan Gölcük, tam bir dinlenme yeridir. Zaten söz konusu alan Milli Park statüsü ile koruma altına alınmıştır. Bu nedenle göl etrafında yapılaşmaya izin verilmemekte, sadece bir restoran ve bir de bakanlığa ait dinlenme tesisi bulunmaktadır.

Abant Gölü

Bolu dendiği zaman akla ilk olarak göllerin gelmesi normaldir. Abant Gölü de kentin en çok tanınan yerleri arasında ilk sırada gelir. Bolu merkezden 34 kilometre kadar güney batı yönüne gidildiğinde ulaşılabilen bu göl, adını Abant Dağları’ndan alır. Bu dağlarda yer alan göl, doğal bir yapıya sahiptir. Gerek konaklama için, gerek günü birlik ziyaret için Abant Gölü son derece ilgi çekici bir yer olarak kayıtlara geçmektedir.

Yedigöller Milli Parkı

Yedigöller, Milli Park statüsünde olan ve olağanüstü güzellikleri içinde barındıran bir alandır. Şelalelerden yürüyüş yollarına, dilek çeşmesinden Pisagor Ağacı’na kadar pek çok farklı unsurun yer aldığı bu parkta, kampçılık faaliyetleri de serbesttir. Öte yandan bungalov evlerde kalmak ya da farklı konaklama seçeneklerini değerlendirerek milli parkın tadını çıkarmak da mümkündür.

Akkaya - Travertenler

Bolu’dan 10 kilometre kadar güney batı istikametine yönlenildiği zaman Mudurnu yolu üzerinde görülebilen travertenler, bölgenin doğal ve güzel alanları arasında yer bulmaktadır. Hatta, Denizli’deki Pamukkale’den esinlenerek buraya “Bolu’nun Pamukkale’si” yakıştırması da yapılmaktadır. Akkaya’dan çıkan doğal kaynak suları şişelenip içilebilirken, manzaraya karşı piknik yapıp dinlenmek de burada mümkün olmaktadır.

Akşemseddin Türbesi

Tarih kitaplarında Fatih Sultan Mehmet’in akıl hocası olarak geçen Akşemseddin, 1459 yılında vefatının ardından buraya defnedilmiştir. Türbe, 1464 yılında inşa edilmiştir. Bolu’ya gelenler Gazi Süleyman Paşa Cami avlusunda bu türbeyi de görebilirler.

Göynük Zafer Kulesi

Göynük ilçesinde yer alan ve oldukça yüksek bir tepede bulunan Zafer Kulesi, 1922 yılında yaptırılmıştır. Dönemin kaymakamı Hurşit Bey tarafından, Sakarya Meydan Muharebesi’nin anısına yaptırılan bu kule, oldukça etkileyici bir yapıya sahiptir.

Seben Kaya Evleri

Seben ilçesinde bulunan bu evler birbirlerine yakın aralıklar ile kurulmuş olup, kayaların içine oyulmak sureti ile ortaya çıkarılmışlardır. Çok eski taş evler olarak da anılan bu evler, çok eski çağlardan bu yana ayaktadır. Bazı evlerde haç işaretleri ve şapel görünümleri olduğundan dolayı Hristiyanlar açısından da bu bölgenin önemli olduğu söylenebilir.

Esentepe Kayak Merkezi

Kentin Gerede ilçesinde bulunan kayak merkezi, hemen arkasında çevrili olan çam ormanları ile oldukça doğal bir alan görünümündedir. Aynı zamanda ana yol da bu kayak merkezine çok yakındır. Zaten Esentepe Kayak Merkezi, bu anlamda dünya genelinde de farklı bir ün kazanmış ve yola bu denli yakın olması ile pratik şekilde ulaşımın sağlandığı bir kayak merkezi olarak da kayak tutkunları tarafından bu şekilde bilinmektedir. Dileyen herkes bölgeyi ve kayak merkezini ziyaret edebilir.