Yalova'yı Tanıyalım

Yalova, Marmara Denizinin güney doğusunda, Türkiye’nin en küçük yüzölçümüne sahip olan genç bir ilimizdir. Doğusunda Kocaeli, güneyinde Bursa illeri ile komşudur. Kuzey, batı ve güney batısı Marmara denizine kıyısı olan bir sahil kentimizdir.

Yalova 6 Haziran 1995 yılında İl olmuştur. Daha önce İstanbul’un ilçesi olan Yalova şimdi Kendi ilçelerinin bulunduğu çok şirin bir kent konumundadır.

Genel Bilgiler ve Tarihçe

Eski çağlarda ismi Pythia Therma olarak geçen Yalova, 1337 tarihinde Osmanlıların topraklarına katılmıştır. O dönemlerde Yalakova ya da Yalakadad olarak bilinen Yalova, daha sonraları Yalıova ve şimdi Yalova olarak kullanılmış ve kullanılmaya devam etmektedir.

Ulaşım

Yalova pek çok konuda olduğu gibi ulaşım konusunda da çok şanslı bir ilimizdir. Hem kara hem de deniz yolları sayesinde sık yapılan seferler ile ulaşım sağlanmaktadır. Liman kenti olması (deniz otobüslerinin sıklığı) turizme kapılarını açmada yardımcı olmaktadır.

Gezilip Görülecek Yerler

Yalova öncelikle çok özelliği olan genç bir il olarak Marmara bölgesinin incisi gibidir.

Zengin yeraltı suları ve yüksek mineralli şifalı suları ile bir termal bölgesidir ve şifa dağıtan suları sebebi ile sağlık turizmi gelişmiştir. İstanbul ve yakın çevresinden günübirlik gidilip dönülebileceği gibi Modern tesisleri, otelleri, motelleri, pansiyonları konaklamak için yeteri kadar vardır.

Marmara denizine olan kıyısı oldukça uzun olduğundan ve sayısız plajları ile halka açık kumluklar muhteşem bir tatil yeri olarak dikkat çekmekte turist akışına sebep olmaktadır.

Yalova’nın gezilip görülmesi gereken yerlerinden bazıları; Sudüşen Şelalesi, Erikli Yaylası, Yürüyen Köşk, Üvezpınar, Karaca Arboretumu, Armutlu kaplıcaları, Delmece Yaylası, Florya Feribot İskelesi, Kara Kilise ’dir.

Yalova aynı zamanda eğitim kentidir ve yüksekokulların olduğu, üniversiteli gençlere kucak açan, onlara hitap eden kafelerin, lokantaların bulunduğu şirin bir kenttir.

Yalova genç üniversitelilerin yanında emekli kenti olarak da anılmaktadır. Yaşamı kolaylaştıran, ihtiyaçlara cevap veren her şeye elinizin altında ulaşabileceğiniz bu kent emeklilerin gelip yerleştiği güzel bir kenttir.

Verimli toprakları olan bahçeleri, her mevsim ürün alınabilen seraları ile Yalova aynı zamanda ucuz bir kenttir. Sebze ve meyveleri dalından kopararak yiyeceğiniz bahçeleri ya da seraları gezebilir organik ürünlerden satın alabilirsiniz.

Termal tesisleri ve çevresi ile doğanın her türlü güzelliği; piknik alanları, içilebilen şifalı suları, sıcak su banyoları, açık ve kapalı sıcak su havuzları, çam ve çınar ağaçları başta olmak üzere sayısız ağaç türleri, küçük mağaralar, efsane hikâyeleri olan ziyaret yerleri, dilek dilenen türbeler gibi saymakla bitmeyen özel mekânları bulunmaktadır.

Kısaca Yalova tam da yaşanacak bir ildir diyebiliriz. Yalova Termal Kaplıcaları dışında, her yerde yetişmeyen ve Yalova’ya özel süs bitkilerine sahip olması ile de bilinmektedir. Seracılığın gelişmiş olması şifalı suların bolluğu ile de alakalıdır. Sayısız piknik alanları ve milli park alanlarının bulunması da bir başka ayrıcalıktır.

Yalova ve Turizm

Termal turizmi, kum ve deniz turizmi, av turizmi, doğa turizmi ve yöresel ürünlerin satın alınması organik gıda temin etmek (tarhana, turşu, pekmez, reçel, zeytin, zeytinyağı, kurutulmuş meyveler vb. gibi kışlık alışverişeler) için çok sayıda yerli ve yabancı turistlerin uğrak yeridir.

Yalova’nın Armutlu, Çınarcık, merkez ve diğer bütün ilçeleri yazlık olarak kullanılan evlerin olduğu, devre- mülk tesislerinin bulunduğu, özellikle termal tesislerinin çevresinde pansiyonların olduğu ve en çok da sağlık turizminin yapıldığı sayılı yerlerin başında gelmektedir. Önceleri yazdan yaza gidilirken yaşamın ucuzluğu ve rahatlığı nedeni ile artık sürekli oturulmaya başlanılan, her geçen gün nüfusunun hızla arttığı çok özel bir ildir.

Kültür Kenti

Yalova, eğitime önem veren, öğrenciyi koruyan, bir ildir. Halkı son derece medeni ve sosyal aktivitelere açıktır. Sosyal etkinlikler, festivaller, konserler, piknik organizasyonları, bilim, sanat etkinlikleri yarışmalar, yerel halk eğitim kursları, sergiler ve daha saymakla bitmeyecek kadar kültürel etkinlikleri ile anılan bir kent olarak ziyaretçilerini hayran bırakmaktadır.

Yılın her ayında termalinden yararlanarak şifa bulabilir, sıcak kumsalında güneşle buluşup Marmara’nın sularına kendinizi bırakabilirsiniz.

Entel kafelerde kahvenizi yudumlarken yerel gazetelere göz atabilir, ya da lezzetli tatlarından bir şeyler yiyerek karnınızı doyurabilirsiniz. En önemlisi evlerinize dönerken organik olarak hazırlanan kışlıklarınızı temin edebilir, deniz otobüsüne biner binmez tekrar gelebilmek için plan yapmaya başlayabilirsiniz.